Analiz

Beşiktaş'ın unutulmaz kaptanı İbrahim Üzülmez, Süper Lig'i analiz etti


Süper Lig’de ilk 3 haftayı geride bıraktık. Bu sezon birçok takım hem fiziksel hem de taktiksel açıdan büyük umut vaad ediyor. Lig herkesin de hemfikir olduğu üzere çok çekişmeli ve kıran kırana geçecek gibi görünüyor. Son iki sezonun rahat şampiyonu Beşiktaş, bu sezon kupaya önceki sezonlar olduğu kadar rahat uzanamayabilir. Zira ilk 3 haftada çok ciddi bir aday daha masaya yumruğunu vurdu ve ben de varım dedi.

Herkesin tahmin edeceği üzere bu aday Galatasaray. 3 hafta sonunda eğrisiyle doğrusuyla hem bu iki takımı, hem de ligin kalburüstü takımlarını ele almak gerekir diye düşündüm.

Beşiktaş ile başlayalım.

Antalyaspor, Kasımpaşa ve Bursaspor maçlarını değerlendirdiğimizde, kadrodaki bazı oyuncuların fiziksel olarak geçtiğimiz sezonları arattığını görüyoruz. Özellikle Atiba ve Quaresma, eski ritimlerini yakalanmakta zorlanınca Beşiktaş’ın hem savunma hem de hücum hattı ciddi bir hasara uğruyor. Talisca, orta saha ve kanatlardan top hücuma aktarılmadıkça zaten verimsiz bir oyuncuyken, Quaresma ve Atiba’nın gün geçtikçe sınırlanan yetenekleri sebebiyle Talisca’nın bölgesine topun daha az ulaşması, Beşiktaş’ın hücum sisteminin aksamasına sebep oluyor.

Pepe, kalitesi tartışılamayacak kadar iyi bir defans oyuncusu. Ancak takıma ve oyunculara aşina bir Marcelo’nun, oyunun stoperlerden başladığı günümüz futbolunda hücuma yaptığı muhteşem katkının karşılığını veremiyor. Bu da oyun akışını ciddi anlamda zedeliyor. Beşiktaş’ın Tosic gibi hem savunma hem de hücum anlamında ciddi zaafiyetler yaşayan bir stoper yerine şu sıralar gündemde olan Vida gibi pozisyon bilgisi yüksek ve top tekniği orta seviyede bir oyuncuyu kadroya katması gerekiyor.

Sağ bekte Adriano’nun kullanılması ise Beck’in kendisini sorgulamasını gerektiriyor. Senelerdir bulduğu fırsatları elinin tersiyle tepen Beck’in düşük performansı, Beşiktaş’ın sağ beke bir transfer yapmasını zorunlu kılıyor.

Bir de Galatasaray’a bakalım.

Galatasaray’da en çok konuşulan konulardan biri Tolga’nın performans yükselişi. Sanılanın aksine bu performans yükselişinin sebebi, Tolga’nın eskisine göre daha çok çalışıp çabalaması değil. Tolga hep buydu. Ancak Tolga gibi dinamik oyuncuların efektif kullanımı, doğru bir taktiksel düzen ile sağlanır. Çift yönlü iki orta saha oyuncusunun da takımda olması, Tolga’nın geçtiğimiz sezon omuzlarında olan topu taşıma ve savunma yapma yükünü hafifletince, Tolga’nın bugün bu noktaya gelmesi çok normal.

Gomis, hücumda doğru pozisyon alma ve ceza sahası içerisinde düzgün ve sert vuruşlar yapabilme gibi bir forvet oyuncusunu farklı kılan özelliklere sahip. Belhanda ise üst düzey top tekniğine ve pas yeteneğine sahip olduğunu geçtiğimiz 3 maçta açık ve net olarak ortaya koydu. Galatasaray’ın hücumda pek bir sıkıntısı yok. Ancak savunma hattında Maicon’un saatli bir bomba olduğunu belirtmekte fayda var. Şu ana kadar bu bomba yalnızca Östersunds maçında patlamış olabilir ancak oyuncu kontra ataklara karşı direnç gösteremeyen bir stoper. Serdar Aziz ise son 2 maçta Bursaspor’daki o güzel günlerini anımsattı. Bahsettiklerimiz ışığında söylenebilir ki, ligimizdeki en önemli 2 şampiyonluk adayı arasında şimdilik daha formda olan taraf Galatasaray. Ancak ciddi bir sınav vermemiş olmaları ve camiada geçtiğimiz sezondan kalan kırılgan ruhtan dolayı henüz hiçbir şey net değil.

İki büyüğü ele almışken, Fenerbahçe’den bahsetmemek olmaz. Fenerbahçe takımı, 8 numara pozisyonunda Mehmet Ekici’nin dönüşünü ve adaptasyonunu bekleme lüksüne sahip değil. Josef’ten de ciddi bir bonservis edinileceği düşünülürse, o pozisyona çift yönlü bir oyuncunun ve üstüne bir de nitelikli bir stoperin transfer edilmesi Fenerbahçe’nin de şampiyonluk yarışında ciddi bir aday haline gelmesini sağlayabilir.

Başakşehir, geçtiğimiz sezonun sürpriz takımıydı. Bu sezon ise kadrosuna yaptığı Elia takviyesi ve Sevilla maçlarındaki performans ile artık sürpriz değil, iddialı bir takım haline geldiğini bizlere gösterdi.

Trabzonspor ise bu sezona doğru transfer hamleleriyle başlasa da henüz takım oturmuş değil. Zamanla ivme kazacaklarını düşünüyorum.

Süper Lig’deki diğer takımların kadro seviyeleri ve yapılanmaları hemen hemen birbirine yakın seviyede. Bu takımlar hakkında yerinde tespitler yapabilmek için 8-9. haftalardaki performansı görmek lazım.

Her şeyden önemlisi,

A milli takımımız, yeni bir yapılanma içerisinde. Bu ligden, kulüplerden ve isimlerden çok daha değerli. Ay yıldızlı forma için renklerimiz ne olursa olsun tek yürek olup, milli takıma destek vermek zorundayız. Bu bizim öncelikli sorumluluğumuz.

Sevgiler,

İbrahim Üzülmez

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Analiz

giriş yap

parola sıfırla

Back to
giriş yap