Okan Buruk Ve Süper Akhisar Belediyespor

Okan Buruk yönetiminde Akhisar'ın yaşadığı değişimi analiz ettik


2016-2017 sezonunu Akhisar Belediyespor için ikiye ayırmak gerekir: Okan Buruk’tan önce ve Okan Buruk’tan sonra. Ligin ilk 25 haftasında 18 gol atan ve 27 puan toplayan bir takım, 34 haftalık ligi 48 puan ve 44 gol ile bitiriyorsa sihirli değnek nerede diye sormamız gerekir. Cevap aslında çok açık bir şekilde Okan Buruk. Peki Okan Buruk’un sihirli değneği nasıl oluştu?

Akhisar’ın patronu, futbolculuk döneminde Galatasaray ve Beşiktaş formaları giymesinin yanı sıra, 3 sezon boyunca Inter formasını terletmişti. Burada geçirdiği günlerde Héctor Cúper ve Zaccheroni gibi hocalarla çalışmış; Christian Vieri, Javier Zanetti gibi dünya çapında oyuncularla aynı soyunma odasını paylaşmıştı. Özellikle 2000’lerin başı olan o yıllarda,  Türk futbolu Avrupa’ya futbolcu ihracı ve oyuncu yetiştirme konusunda bugünkü şartlarında değildi. Galatasaray’la yakaladığı UEFA şampiyonluğu sayesinde Avrupa’ya açılması, onun hayatı için dönüm noktası olmuştu. Orada edindiği tecrübeleri de çalıştırdığı takımlara her zaman serpiştirmeyi ihmal etmedi.

Teknik adamlık kariyerine ise Elazığspor’da başladıktan sonra sırasıyla Gaziantepspor, Sivasspor ve Göztepe’yi çalıştırdı. 2016-2017 sezonunun 26. haftasında ise şu sıralar çalıştırmakta olduğu Akhisar Belediyespor’un başına geçerek hem kendi patlamasını yaptı hem de kulüp tarihinin en başarılı sezonu geride kaldı.

Okan Buruk Efsanesi Başlıyor

Göztepe’nin başındayken Adis Jahovic ve Mehmet Umut Nayir üzerine kurulu bir düzenle çok iyi bir ivme yakalayan Buruk, sezonun sonunu göremedi. Takımını ligde liderliğe dahi taşısa da Türkiye Kupası’ndaki Medipol Başakşehir maçlarıyla birlikte çözülme yaşamaya başladı. Göztepe o dönemde, 4-1-4-1 sistemi üzerinden topa sahip olan ve pas oyunu sayesinde kontra ataklar yerine olgun ataklar yapan bir takımdı. %80 pas başarısı ve %50’nin biraz üzerinde ikili mücadele kazanılması da Göztepe’nin galibiyetlerinde etkili oluyordu. Başakşehir karşısındaki 2 yenilginin ardından ikili mücadele yüzdeleri düşen ve kaleyi bulan şutlar atamamaya başlayan Göztepe takımı, Okan hocanın da ipini çekiyordu. 25. haftadaki Eskişehirspor yenilgisi ise bir efsanenin başlangıcına tanıklık edecekti.

Göztepe’den ayrıldıktan 55 saat sonra Akhisar Belediyespor’la anlaşan genç teknik adam, henüz ilk maçında o sezon iki kere yenildiği Başakşehir’i mağlup etti. Ligde toplamda 9 maçta 7 galibiyet alan Akhisar Belediyespor’da inanılmaz bir hücum ve savunma performansı vardı. Göztepe’dekine benzer bir Vaz Te – Cikalleshi ikilisi üzerine kurulu gibi görünen hücum setleri, aslında çok daha farklıydı.

Yukarıdaki resimde görüldüğü gibi sahte koşularla rakibi üzerine çeken Miguel Lopes (siyah işaretlenmiş ilk oyuncu), belki de bu sistemin en kilit oyuncusu. Pozisyonda top ayağında olsa da oyundaki boşluğu oluşturan da yine kendisi. Oluşturulan boşluklara topu açma ve topun boşluk aramaya devam etmesi ise takımın hücum harmonisini oluşturuyor.

Benzer bir pozisyonda aynı görevi Olcan Adın görerek önce boşluğu oluşturuyor, sonra bu boşluktaki Ömer Bayram’a (soldaki mavi işaretli oyuncu) topu geçirmeyi başarıyor. Bu sırada öne koşu yapan Muğdat Çelik, (ilerideki mavi işaretli oyuncu) döngünün devamını sağlıyor.

Muğdat topla buluşurken sağ tarafta bir anda ceza sahasına yönelen Cikalleshi (siyahla işaretlenmiş oyuncu) ise Muğdat’ın peşine düşmesi muhtemel olan Bursaspor stoperi Şamil Çinaz’ı bağlıyor. Muğdat’ın peşinde ise Deniz Yılmaz, Merter Yüce ve hamlede geç kalan stoper İsmail Konuk koşuyorlar. Bu sırada pozisyonun mimarı olan Olcan Adın da ceza sahasına doğru koşarak atağa katılmaya çalışıyor.

Muğdat’ın yaptığı ani bir dönüş, hem Olcan Adın’ı hem de Cikalleshi’yi boş bırakıyor. Deniz, Merter ve İsmail topun arkasında kalırken Muğdat için rahat bir boş alan kalıyor. Gelen pası değerlendiren Olcan, Akhisar adına golü buluyor.

Akhisar’ın hücumlarında “boşluk arama”nın kilit nokta olduğu, bu pozisyonlardan rahatlıkla görülüyor. Bu boşluk; uzaktan şut, ara pası, pivot oyuncuya uzun pas, kanattan başlayan göbek hücumu gibi çeşitli varyasyonlarla sonuca gidiyor.  Göztepe’den farklı olarak 2 skorer gol atamasa dahi Akhisar sonuca gidebiliyor. Örneğin 4 farklı galibiyet alınan Osmanlıspor maçında Vaz Te ve Cikalleshi suskundu. Oysa Göztepe’de Umut Nayir suskunken 14 maçta 2 galibiyet, Jahovic suskunken 10 maçta 2 galibiyet alınabilmişti.

Oyunun diğer yönüne bakacak olursak, Akhisar Belediyespor’un savunma anlayışında biraz problem olduğunu söyleyebiliriz. 5 maç üst üste gol yemeyen ve 8 haftada kalesinde yalnızca 8 gol gören bir takıma bunu söylemek ilk başta pek mantıklı gelmese de savunma problemlerini göz ardı edemeyiz.

İlk olarak dörtlü savunma kurgusunda en çok top kesen ve savunmanın belkemiği olan oyuncu Caner Osmanpaşa. 1.82 boyuna rağmen hava toplarını domine etmesi ve solda oynarken Ömer Bayram’a, sağda oynarken de Miguel Lopes’e harika servisler yapması, Akhisar adına oldukça önemli detaylar. Miguel Lopes ise Vaz Te ve Cikalleshi’ye rağmen takımın gizli kahramanı. Sezon boyunca, attığı 3 gol ve yaptığı 4 asistin yanında %68 hava topu kazanma, %63 ikili mücadele kazanma ve maç başına 5 çalım ile fark yaratan bir sağ bek performansı verdi.

Bunlara rağmen savunmada adam adama savunma ya da alan savunmasından bahsetmek zor. Daha çok bir lise futbol takımı gibi bilinçsizce ve topyekün savunma mevcut. Özellikle ara paslara karşı direnç çok zayıf olduğu için kaleci Milan Lukac’a çok iş düşüyor. Tecrübeli kaleci, 5 maçlık clean sheet serisinin baş aktörü konumunda bulunuyor. Bire bir pozisyonlarda olağanüstü kurtarışları ve kalesinde harika bir şekilde pozisyon alması dolayısıyla ligin son haftalarındaki en iyi kaleci olduğunu söyleyebiliriz. Bu performansın yanında sezon boyunca kalede 4 ismin şans bulması, istikrarsızlığın en önemli nedenlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Fatih Öztürk, Bora Körk ve Milan Lukac 10-13 maç arasında şans bulurken genç kaleci Berker Öncü tek bir kupa maçında şans bulmuştu.

Genel Değerlendirme

Okan hoca, süper Akhisar Belediyespor’dan çok önemli 2 oyuncusunu kaybetti. Cikalleshi kiralık sözleşmesi sonunda Medipol Başakşehir’e dönerken Vaz Te ise Henan Jianye adlı takımla Çin Süper Ligi’nin yolunu tuttu. Özellikle Cikalleshi’yi çok istese de alamayan Okan Buruk, Trabzonspor’dan hatırladığımız Paulo Henrique’ye kavuştu. Kiralık sözleşmesi biten Miguel Lopes’in bonservisinin alınması, takım adına çok önemli bir hamleydi. Miguel Lopes’in ardından, geleceğin önemli sağ beklerinden biri olarak gösterilen Alperen Babacan kadroya katıldı. Futbolu bırakan Custodio’nun yerine alınan 4 oyuncu ise o bölgede yaşanılan korkuyu gözler önüne serer nitelikte. Sol kanat için alınan ünlü oyuncu Helder Barbosa’dan iyi bir performans beklemek de oldukça doğal.

Bu transferler ışığında aynı sistem ve anlayışla benzer bir performans göstermek pek kolay değil; zira her oyuncunun oyun stili ve takım arkadaşlarıyla anlaşması farklı düzeyde. Henrique ve Vaz Te’nin benzer yönleri çok olsa da Vaz Te kanatta oynayarak performans veren bir santrafordu ve savunma katkısı da oldukça yüksekti. Henrique ise kanatta oynayabilen; ancak hedef adam olarak oynamayı tercih eden bir oyuncu. Sol tarafta santrafor özelliği olmayan Helder Barbosa görev yapacaksa oyun sistemi de belli ölçüde kendini bu oyun tarzına adapte etmek zorunda. Orta alanda Soner’in partnerinin nasıl bir performans göstereceği hâlâ bir muamma durumunda ve orta alandan yaşanabilecek basit bir aksaklık bile tüm takımı derinden etkileyebilir.

Zirveye çıkmak zor olsa da zirvede kalmak çok daha zordur. Özellikle geçen sezon performansına bakacak olursak Okan Buruk’tan beklentiler oldukça yüksek. Oluşan baskıyı kaldırabilecek nitelikte bir teknik adam olan Okan hocanın gelecek sezon neler yapacağını büyük bir merakla bekliyoruz.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Okan Buruk Ve Süper Akhisar Belediyespor

giriş yap

parola sıfırla

Back to
giriş yap