Kırık Düzen

Açılışa iki ay kala, Beşiktaş Sompo Japan'in mevcut kadrosunu inceledik


Geçtiğimiz sezonu FIBA Şampiyonlar Ligi ve Türkiye Kupası’nda hayal kırıklığıyla, ligde ise final derecesi ve ikincilik apoletiyle kapatan Beşiktaş Sompo Japan, yeni sezon öncesi kadrosunu büyük oranda şekillendirmiş durumda. Gelenler ve gidenlerle birlikte her pozisyonunu dolduran siyah beyazlı ekibin kadro yapısını incelemeden önce, pozisyonlarına göre oyuncu topluluğuna detaylı bir şekilde göz atalım.

  • Ryan Boatright, Kenan Sipahi
  • DJ Strawberry, Can Maxim Mutaf, Muratcan Güler
  • Jon Diebler, Erkan Veyseloğlu
  • Earl Clark, Kyle Weems, Samet Geyik
  • Augusto Lima, Sertaç Şanlı

Görüldüğü üzere takım ‘şimdilik’ 6 yabancıyla sezona başlıyor. Şimdi detaylı olarak kadroyu inceleyelim ve hem güçlü yönleri hem de zayıf tarafları üzerine konuşalım.

Her şeyden önce kadro güçlü bir hücum potansiyeli barındırıyor. Thompson-Boatright değişimi bire bir hücumlarda önemli bir skor tehdidi yaratacak. Diebler, geçen yıl kritik maçların kritik anlarında oyunu esnetme problemi yaşayabilen takım için muazzam bir cevher. Aynı sınıfa Can Maxim Mutaf’ı da koyabiliriz. Lima da Stimac’dan farklı olarak bireysel üreticiliği çok kısıtlı fakat ikili oyunda devrilme ve bitirme kabiliyeti yeterli bir oyuncu. Clark’ın bileğini ve bire bir potansiyelini, Weems ve Samet’in son derece istikrarsız olsa da kısıtlı dakikalarda üretebileceği sayı (ihtimalini), Erkan’ın takımı oyunun iki yönünde çeşitlendiren oyun kartlarını düşündüğümüzde tablo pembe gibi duruyor, ama… Ama çok büyük, çok sıkıntılı bu oyuncu grubunda.

Roll’un gidişiyle, Boatright’ın da çılgın skorer-kötü organizatör sınıfında bulunduğunu düşündüğümüzde takımın net yönlendiricilik yapabilecek tek oyuncusu DJ Strawberry. DJ de hepimizin aşina olduğu bir form grafiği problemi çekiyor her sezon. Karşıyaka döneminde olduğu gibi yine Play-Off’larda vitesi artırsa da Roll’un ona katkısı büyüktü. Zira Strawberry’nin doğru kararları verdiği anlarla hatalı karar verdiği anları bir terazide oranlayabilsek kuvvetle muhtemel şekilde Roll sahadayken daha iyi oynadığını göreceğiz. Michael Roll, DJ’in ters kanadında neredeyse tüm hücumları başlatarak arkadaşlarına alan açıyor, oyun sıkışmadığı sürece bu alanı kullanıp şutuna ya da penetresine başvurarak hücumun gerekliliklerini yerine getiren DJ verimli oluyordu. Roll sonrasında kadroya bu tip bir oyuncu eklenmedi. Ne guard rotasyonuna ne de forvet rotasyonuna.

Top paylaşımında tek sıkıntı, yönlendirici eksiği değil. Diebler ve Weems’i kenara koyarsak, takımın ana iskeletindeki parçalar yönlendirici olamadığı gibi topla oynama süresini, yerini ve pozisyonunu iyi seçemeyen, topu domine eden fakat buna oranla verimliliği düşük kalan oyuncular. Boatright ve Clark’tan bahsediyorum. Her ikisi de topsuz oyunda son derece sinik, karar verme kabiliyeti sınırlı, top kaybına yatkın, savunmada ultra defekt oluşturan oyuncular. Ayrıca Clark, setin gerekliliği olan paralel pasları dahi istenen tempoya ayak uydurarak atan bir oyuncu değil. Bu takımın hücum akışkanlığını derinden etkilediği gibi Fenerbahçe tarzı iyi savunma takımları karşısında çıkmaz yola sürüklüyor. 14 sayıdan maç verirken yaşanan en büyük zaaf güvenilir el ve güvenilir beyin sayısının düşük olmasıydı. Her anlamda Beşiktaş’ın güçlü baskıya karşı doğru karar verme kabiliyeti çok ama çok sınırlı.

Mevcut oyuncu grubu, savunmada geçen yıl yaşadığı sorunların çok benzerlerini yaşayacak. Boatright ve Clark’ın zaten çok vasat savunmacılar olduğunu, yalnızca kendilerini değil, arkadaşlarını da geriye çektiğini biliyoruz. Bununla beraber Lima da fena olmayan bir atletizm ve gayrete rağmen savunma zekası yüksek bir oyuncu değil. Sezon içinde kritik savunma hamleleri, güzel blokları, iyi yardımları izlenecek fakat pozisyon bilgisinin yetersizliği dikkatli izleyiciler için daha çok göze batacak. Hal böyle olunca, 2-3 numara pozisyonlarında sürekli olarak DJ-Erkan, DJ-Diebler ya da Diebler-Erkan kombinasyonları yapılmadığı sürece tabiri caizse “helva” gibi bir savunma beşi var olacak sahada. Bunu yok etmek için Kenan’a süre verilebilir fakat zaten yönlendirici sayısının çok az olduğu kadroda Boatright yerine Kenan’ın süre aldığı dakikalarda bire bir kabiliyeti ve skor gücü de düşeceği için neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor. Daha rotasyona girecek ve pozisyonlarına göre fiziksel dezavantaja sahip Weems, Sertaç gibi isimler var. Böyle bir kadro kurmak Ufuk hocayı sezon boyunca yine bol bol zone-press’lere, çember altında zaaf yaşamamak adına gerekli gereksiz yardımlar getirip şutörleri belirli dakikalarda riske etmeye yöneltecek. Kompakt bir görüntü vermek güçleşecek.

Beşiktaş’a ilaç ne olabilir? Boatright yerine Renfroe gibi bir ekleme olabilirdi mesela. Clark-Weems ikilisini gönderip daha dengeli, topla daha az oynayıp daha verimli olabilecek, fiziksel olarak büyük fark yaratmasa da akıl eksiğini minimize edebilecek bir dört numara seçilebilirdi. O zaman Lima transferi de anlam kazanırdı. Şu aşamada bu hamlelerin yapıldığı zamana geri dönmenin mümkün olmadığını düşünürsek, bir combo guard almak Beşiktaş’ın yapabileceği en iyi iş olabilir. Güçlü, savunmada eksilmeyen, ikili oyun oynayabilen, oyun zekası yüksek, hücumu yönlendirme bazında yeni bir el ve yeni bir beyin olabilecek bir kısa eklemesi gerekiyor rotasyona siyah beyazlıların. İsim olarak değil belki fakat tipleme olarak ülkemizde Antalya BŞB, Galatasaray, Anadolu Efes ve Darüşşafaka Doğuş formaları giyen Jamon Lucas Gordon’ın oyun tarzı öne sürülebilir. Prime dönemini baz alırsak onun gibi bir oyuncunun oyun kartları Beşiktaş’ın birçok zaafiyetini kapatabileceği gibi aklını da yukarı çıkaracaktır. Roll’un boşluğu dolacağı gibi, üst satırlarda bahsettiğim şekilde Lima’nın verimi artacak ve zaafları daha az göze çarpan Boatright’tan maksimumu almak mümkün olacaktır. Strawberry’nin üzerindeki yük geçen seneye göre de hafifleyecek, başlığa adını verdiğim kırık düzenin onarılma ihtimali var olacak.

Beşiktaş’ın mevcut rotasyonunda en gereksiz parça Kyle Weems. Weems, geçen yıl formda olduğu dönemde zone-press’lerdeki eforu ve oyunu esneterek attığı ceza şutlarıyla takım için değerli oluyordu. O şutların kralının, Diebler’ın kadroda varlığını ve zone-press’te enerjik olsun diye yabancı oyuncu kotasının harcanmasının mantıksız olduğunu düşündüğümüzde, Weems’in kontratından çıkılması ya da maddi imkanlar dahilinde 7. yabancı olarak kullanılması takım için daha hayırlı olacaktır. Şu şartlarda Weems’in fark yarattığı, fonksiyon kattığı hiçbir şey yok.

Elbette sezon içinde yanılma durumları ya da küçük değişikliklerle büyük tamiratlar olabilir, lakin kağıt üzerinde Beşiktaş’ın 2017-2018 sezonu için oluşturduğu kadro çok sağlıksız duruyor. Açılışa iki ay kala, yaz dönemi hamlelerini takip ederek içerikleri de çoğaltacağız. Keyifle okumuş olmanızı umarım.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kırık Düzen

giriş yap

Captcha!

parola sıfırla

Back to
giriş yap
Choose A Format
Gif
GIF format

Send this to a friend