Analiz | Slovenya Neyi İyi Yaptı da Çeyrek Finale Çıktı?

Semih Altınbaş, Slovenya'nın Eurobasket 2017'de nasıl çeyrek finale çıktığını anlattı


Başlıklar halinde Slovenya takımının başarı kilitlerini çözeceğiz.

İkinci Çeyrekte Kabus Etkisi

Slovenya ikinci çeyrekleri çok hızlı bir tempoda oynuyor. Orta sahayı hızlı geçerek oynadıkları bu oyun sayesinde ki sonraki başlıklarda bu oyunu da değerlendireceğiz, ikinci çeyreklerde 25 sayı ortalaması yakaladılar.

Maç Başına 39.2 Ribaund

Gasper Vidmar, Anthony Randolph gibi uzunlara sahip Slovenler, bizim millilerimizin sıkıntı yaşadığı ribaund alanını güzel dolduruyor. Takımın en yüksek ribaund alan oyuncusu ise oyun kurucu Luka Doncic. (7.7 MBR)

Takım Süreleri Paylaşıyor, Yıpranma Yok, Bench Katkısı Var

Aslına bakacak olursak, en mütevazı ekiplerden birisi gibi göründüler başta ancak en varyasyonel rotasyonlardan birine sahipler. Dragic ve Doncic harici 25+ dakika oynayan oyuncu yok. Benchten gelen Prepelic, Nikolic, Blazic, Cancar gibi oyuncular her daim rotasyonu sıcak tutuyor.

The Driving Slovenians

Kendi kendime lakap taktım Slovenlere. Dragon ve Luka içeri hareketlenerek rakip savunmanın kilidini açıyor. Bu kadar top hassasiyeti yüksek oyuncular fiziksel özelliklerini kullanarak içeri topla girerse haliyle %53.8 iki sayılık isabet yüzdesini yakalarsınız.

Dikkatli Sür Evladım

11.7 top kaybı, 18.5 asist oranı. Söylemem gereken başka bir şey var mı?

Çekinmeden Şut At!

Maç başına 25 üçlük denemişler. 25 (yazıyla yirmibeş). 8 de isabet. Çok yüksek değil tabii, %31-32 civarı bir isabet yüzdesine tekabül ediyor ancak tereddütsüz her şutu atmak bambaşka bir özgüven kaynağı. Yardımcı koç Lakovic, Kokoskov’a baskı uyguluyor olmalı. İşin şakası bu tabii. Prepelic gibi çok değerli bir şutörünüz, Doncic gibi el yakan şutları atan avantaj kaynağınız varsa atarsınız.

Ne Yaptığını Bilen Koç

Biraz da set opsiyonlarından bahsedelim. Misal Fransa maçında Vincent Collet mismatch (eşleşme kayıpları) üzerinden demode bir anlayışla yönetirken Igor Kokoskov sabırla topsuz perde getirerek adam değişimini sağladı. Akabinde geçen Türk Milli Takımı raporumda da bahsettiğim gibi Blazic’i Alonsovari bir şekilde switchler sonucu içeride hücum sonuçlandıracak bir noktaya getirdi uzundan kısaya oynayarak. Opsiyonunu, elindeki malzemesini bilen koç (bkz; Ufuk Sarıca, Igor Kokoskov, Chris Fleming) candır.

Sıkı savunmanın ön planda olduğu bir turnuvada Slovenler geri kalamazdı herhalde. Muric ve Blazic ön planda olmak üzere çok iyi yardım savunması getiriyorlar.

Sahayı çok hızlı geçerek hem rakibin geriye geç dönmesinden faydalanıyorlar hem de geri dönseler bile dengesiz savunmaya oturmalarını sağlıyorlar.

Pota altında temas ediyorlar. Vidmar’ı kum torbası gibi çembere yerleştirip yine Fransa örneğinden giderek Collet’yi Diaw-Seraphin’e döndürmek zorunda bıraktılar. Haliyle dışarıda av arayan Randolph’a gün doğuyor.

Topu iyi paylaşıyorlar, sürekli hücumda sorumluluk alacak birileri var. Slovenya’yı tempoyu kontrolünüz altına almadan deviremezsiniz. Tempoyu kontrol altında tutarsanız bile Doncic-Dragic yoksa Prepelic, Blazic hatta Nikolic bile o sorumluluğu üstleniyor. Aslında bütün bunlar rotasyondaki çeşitlilik maddemizle ilgili.

Velhasıl kelam, güzel oynuyorlar bu oyunu.

Yorumlar 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Analiz | Slovenya Neyi İyi Yaptı da Çeyrek Finale Çıktı?

giriş yap

parola sıfırla

Back to
giriş yap